Merhaba Doğuma Hazırlık Günlerim…

3. Trimester…
Ahh ahh… Ne ara son üç aya girdim ve ne ara bitti 🙂
Hazırlıklarımın büyük çoğunluğunu bitirmiş ve kafam rahat bir şekilde girmiştim.
Meğer kafa rahatlığı geride kalmış.

Uzun uzuna yaşadığım tüm detayları yazmak istiyorum. Gebelikte doktor ve hastane seçiminin ne kadar önemli olduğunu ben bilmedim, belki bir okuyana faydası olur.

Son üç aylık dönemde “bebeğin boynunda kordon dolanması var” stresi ile merhaba dedik.
Sonraki kontrollerde; “kordonu iki tur atmış” diye devam ettik.
Bundan sonraki süreçte araştırma konu başlıklarım ; Kordon dolanması, kordon dolanması sıkıntıları, iki tur kordon dolanması, kordon dolanmasının normal doğuma etkileri, kordon ile normal doğum yapanlar vs vs vs…

Bu zaman zarfında Hynobirthing yöntemi ile doğum yapmak için Gebbe Pınar ile görüşülür.
Hastanem ile ayrıntıları konuştukta sonra geri dönüş yapacağımı söyleyip yanından ayrılmıştım.

Doktorumuz bu durumda normal doğum yapmayacağının sinyallerini vermişti. Ama ‘bir bekleyelim görelim, belki senin kıpır oğlan kordonu çözer’ demeyi de ihmal etmedi…
Nihayetinde bir hafta boyunca moralim yerlerde bir şekilde, oğluma lütfen kordonu çöz diyerek geçirdim. Normal doğum yapmak istiyordum, ama bunu bebeğimin sağlığını riske atarak değil. Dört kordon ile doğum yapanlar vardı elbet ama ya bir sıkıntı olursa…

 Bir sonraki kontrol sırasında doktoru bile şaşırtan bir durum gelişmişti, bebeğin boynunda kordon yok. 🙂 çözmüş. Nasihatlerimiz işe yaramış 🙂 bende bir bayram havası. Göz yaşlarımı tutamıyorum 🙂 evet evet sevinçten 🙂
Ama o da ne, doktor pekde sevinçli değil!  “Oya sen beslenmedin mi bu hafta, bebeğin göbek çevresini üç kere ölçtüm, bak 3hafta geri çıkıyor. “
Haydaaaa !
“Bu durumda çok da sevinmemeliyiz, anne karnında gelişmeyen bir bebekse dışarıda daha iyi besleyebilirsin onu, o yüzden gebeliği sonlandırıp doğumu başlatabiliriz…”
Sevinç göz yaşları üzüntüye karışır.
Tekrar vitaminlere başlanılır. Günde iki muz, bir bardak süt, ceviz, fındık, Allah ne verdiyse kim be dediyse yenir. O hafta iki kilo alınır.
Bir yandan da gelişim geriliği bir hafta içinde ğç hafta nasıl geri kalıyor o araştırılır. 100-150gram için doğum başlatılır mı sorup soruşturuyorum.
Nitekim normal doğum destekleyen bir doktor bulup, muayene oldum.
Tüm tedirginliğimi atmamı, istersem her şekilde normal doğurabileceğimi söyledi. Gelişim geriliği ise onda gözükmedi. Çünkü kul yapımı cihazlarda hata payı çıkabiliyormuş. Zaten 3hafta ileri veya geri gösterebilirmiş. Endişelenmemeliymişim… İstersen onunla doğuma kadar devam edebilirmşim.

Kafam iyice karışmış, ama içim rahatlamıştı. İlk gittiğim doktorun sezeryana teşvik ettiğinden şüpheleniyordum.
Diyelim ki kordon var. Benim doktorum hastane politikası gereği gece doğuma gelmiyor. E ben başka bir doktorun eline kalıcam. Kendi doktorum normal doğum destekçisi olsa bile nöbetçi doktora denk gelirsem ne olacaktı:/

Kafamda oluşan tüm soruları sormak için son bir kontrole gittim. Çok meşhur olan Nst ye bağlandım.
Sonucu gören doktor, “bebeğin kalp atışları çok hızlı, susuz mu kaldın?1,5lt su iç ve  Tekrar nst çektirip getir bana, eğer düzelmezse seni bugün yatış yaptırır serum takarız. Olmadı doğum için hazırlanırız” demez mi!!!
Sakinleşemiyorum bir türlü. Nst kapısında zamgır zangır titriyorum.
Ne demek doğum başlatmak 🙁 daha çok erken(33.hafta). 36haftalık bile değiliz.
Nitekim tekrar Nst çekilince düzene girdi. Ama benim yaşadığım korku ve üzüntü tarifsizdi.

Bunun üzerine ailemle konuştuk.  doğumu Yalovada mı yapsam acaba diye düşünürken kendimi feribotta buldum. Muayene olduktan sonra ve doktorun yaklaşımından sonra kesinlikle doktorum ve hastanemin Yalova da olduğuna inandım.

Tabi bizim hynobirting yöntemiyle/doğum koçuyla  doğum yapma hayallerim suya düştü 🙂

35. Haftada Yalovada doktorumu belirledikten sonra , rutin nst ve rutin haftalık muayenelere başladık.
Bu arada benim idrar yolu enfeksiyonum var ve bacağıma şiddetli sancılar giriyor. Sürekli idrar tahlili yaptırıyor doktor kontorülünde ilerliyoruz. (Ama ne ilerleme)

Eşimi arayıp en azından hastane çantamı getirmesini istiyorum. Doğum yalovada olacak o kadar !

36.haftayı bitirip 37.ye girdiğim gün kontrole gidiyorum. Herşey yolunda.

Bebek kanala girmemiş ama uzun zamandır baş aşağı, nst de önemsiz iki sancı var ama düzensiz ve minik kıpırtı.
Filiz hanım, ” doğum 29şubatta olacak bence bak gör” diyor 😉 gülüşüyoruz.
Tekrar idrar ve kan tahlili isteyip uğurluyor beni.

Ben en iyisi bu haftasonu İstanbula gidip kalan eşyalarımızı, süslerimi falan getireyim… Belli ki annemler beni uzun süreli yollamayacak deyip cuma 10:45 vapuruna bilet aldım.

Vapura Binip gidebildim mi?

Şimdi bebem ağlıyor, Bir diğer yazımda 😉

Merhaba 3. trimester, Güle güle 2. trimester

Meğer ilk üç aylık dönemimiz için haksızlık etmişim 🙂
Evet kabul o günlere dönmek istemiyorum… Bulantılarımı, koku hassasiyetimi ve endişelerimi düşününce iyi dayanmışım diyorum. Fiziken mutlu, beyin olarak yorgun, ama herşeye rağmen huzurlu mutlu…
Eğer kararsız bir insan iseniz ve yazımı okumaya devam ederseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız 🙂

Yeni eklenen vitaminler ile birlikte yeni düşünceler de ortaya çıktı…

-14. haftalarda yapılan ikili tarama (Zeka testi-Down sendromlu veya değil testi)  için zorlu kararımızı vermiştik.
Görüşlerimize göre doğacak bebeğimizin down sendromlu olması onun atan kalbini durdurmamıza engel oldu.
Madem öyle bu ve devamındaki zeka testlerini (2li 3lü ve 4lü tarama tesleri) yaptırmayacağız !

– Hissettiğim kıpırtı sen misin? yoksa gaz mıydı 🙂 sorunsalı… Sürekli bedeni dinlemeler…

-Açılan iştah…

-Her kokuyu kötü olarak algılayan burnumun, artık her kokuyu yiyecek olarak algılamaya başlması…

-16. haftamızda cinsiyetimizi öğrenmemiz…

Orada olduğunu hissettiğim günden beri biliyordum. Bir oğlum olacakmış meğer…
Kız bebek isteyen baba epey bozuldu 😉 Kabullenemedi bir müddet 🙂

Etrafımızda sürekli kız bebek isteyen (elbette önce sağlık) erkekler mevcut… Şaşırıyor ve zihniyetin değişmiş olmasına seviniyorum…

Noldu size kuzum?
Eskiden millet erkek çocuk hevesindeydi, n’oldu siz erkeklere?
Sizi endişelendiren nedir?
İnsanlık devam etmedikçe soyunuz/soyadınız devam etse nolurrrr, etmese nolur?  Bunu mu anladınız…
Yoksa erkek çocuk yetiştirmek mi zor? Yo yooo. Bu devirde kız çocuk da erkek çocuk da yetiştirmek çok zor… Herkesin Allah yardımcısı olsun…

Neyse…
Cinsiyetimizi öğrendik, öğrendiğimiz dakikalar içinde herkese yayılan bir haber ile 🙂

-Gerçekten bu kıpırtı sendin demeye başlamalar…
– Babanın içten içe ben niye hissedemiyorum diye söylenmeleri 🙂 neyse ki 21. haftadan itibaren babasıyla olan küslüğü bitmiş oldu ve onun hissediyor olma heyecanı 🙂

-Sığılamayan kıyafetler, montlar…

-Sonrasında zaten başlamış olan alışverişe hız vermeler ve başlayan kararsızlıklar…

Sonu gelmeyen bebek alışveriş listesi, bebek odası için mobilya arayışı, Pinterest’te oluşturulan panolar

Pinterestte bebek odası fikirlerinden biri

Başta zıbın işi çok karışık geliyordu gözüme.
Kısa kolludan kaç tane, ayaklısından, kollusuna, kolsuzuna kadar…
Hangi aydan kaç tane gerekir…
Meğer en kolayı oymuş.

Sürekli alındı diye tiklenen liste bir türlü bitmiyor, her gün bir ihtiyaç daha ortaya çıkıyor…

Battaniyesi, Termometresi, Oda takımı, Çocuk arabası, kişisel bakım ihtiyaçları, hırkası, örgüsü, emzirme ürünleri…

Bitmiyor, ihtiyaçlar bitmiyor. Bizdeki bu heyecan olduğu sürece de bitmeyecek 🙂

Hoş geldin 3. son dönem  🙂 Sağlık getir Huzur getir bizlere 🙂